FARKLI KÜLTÜRLER BİRARAYA GELDİ! YENİ HİKAYELER YAZILDI!

FARKLI KÜLTÜRLER BİRARAYA GELDİ! YENİ HİKAYELER YAZILDI!

AB-Türkiye Kültürlerarası Diyalog Programı kapanış töreni 15 Aralık Salı günü dünyanın farklı yerlerinden 150’ye yakın katılımcıyı bir araya getiren dijital bir toplantıyla gerçekleştirildi.

Dört hibe projesi ve Programın 12 ülke ve 41 kente uzanan kültürel etkileşim ve Türkiye ile Avrupa toplumları arasındaki kurulan yeni diyalogların etrafında yazılan yeni hikayeler gündeme taşındı.

AB-Türkiye Kültürlerarası Diyalog Programı, mali destek sağlanan 4 önemli kültür projesi ve bu projeler kapsamında düzenlenen yüzlerce kültür sanat faaliyeti ile Avrupa ve Türkiye arasında güçlü bir diyalog kurulması amacıyla Ocak 2019’da yola çıktı. Bu program, Türkiye’nin yurtdışında tanıtılması ve farklı toplumlarla kültürel diyaloğunun güçlenmesi için 50 ülkedeki 60 kültür merkezinde 10 yıldır faaliyetleri sürdüren Yunus Emre Enstitüsü liderliğinde yürütüldü.

15 Aralık Salı günü, salgın nedeniyle dijital platformda gerçekleştirilen Kapanış Toplantısı, Yunus Emre Enstitüsü Strateji Geliştirme ve Kurumsal İletişim Müdürü ve Kıdemli Program Yetkilisi Bülent Üçpunar’ın hoş geldiniz konuşmasıyla başladı. Üçpunar, kültürlerarası diyaloğun Yunus Emre Enstitüsü çalışmalarında önemli bir yere sahip olduğuna ve bu Programı yürütürken yeni ortaklıklar ve iş birlikleri geliştirdiklerini dile getirdi. Programın ana fon sağlayıcısı Avrupa Birliği’nin Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer Lundrut da açılış konuşmasında kültürlerarası diyaloğun Avrupa Birliği ve Türkiye ilişkilerindeki yerine ve önemine değindi. Programın tasarlanmasında kilit bir role sahip olan ve Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini yürüten Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği Başkanlığından  Mali İş Birliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan da Türkiye ve Avrupa toplumlarını birbirine yaklaştıran diyalog ve kültürel ilişkileri değerlendirdi.

Programın yürütücüsü Yunus Emre Enstitüsünde Kıdemli Program Yetkilisi  olan Bülent Üçpunar ile bu süreçte Yunus Emre Enstitüsü ile birlikte çalışan Teknik Destek Ekibinin lideri Simon Forrester, Kültürlerarası Diyaloğun iki yıllık macerasını ele alan bir oturum gerçekleştirdi.

Programın önemli bir bölümünü hibe desteği sağlanan 4 kültür projesi oluştururken bir diğer önemli bölümünü de Teknik Destek Projesi kapsamında düzenlenen ve kültürlerarası diyalogda Yunus Emre Enstitüsünün rolünü güçlendirmeye katkı sağlayacak etkinlikler oluşturdu. Simon Forrester öncelikle, bu etkinliklerin başında yer alan kapasite geliştirme çalışmalarına yönelik bilgi paylaştı. Mart 2020’de beş gün süren bir eğitimle başlayan sürecin, salgın nedeniyle daha sonra dijital olarak devam ettiğini belirtti. Forrester, Kültürlerarası Diyalog eğitimleri için online bir platform oluşturduklarını ve bu eğitimlere özel toplam 12 ünite geliştirdiklerini ifade etti. Eğitimlerde Portekiz, Türkiye, Ukrayna, İngiltere ve Amerika’dan 17 eğitmen ve akademisyenin ders verdiğini ve 13 özel webinar gerçekleştirildiğini de sözlerine ekledi. Bu eğitmenlerin yanı sıra kültürlerarası diyalogda farklı alanlarda öne çıkan Dr. Anastasia Nurzhynska, Dr. Carla Figuera, Simon Willams, Musa Dağdeviren ve Nermin Mollaoğlu’nun da eğitim sürecine katkıda bulunduğuna da dikkat çekti.

Bülent Uçpunar da Teknik Destek Projesi kapsamında düzenlenen diğer faaliyetler hakkında bilgi verdi. İngiltere ve Cardiff’te gerçekleşen etkinliklerdeki izlenimlerini de paylaşan Üçpunar, Brüksel’de gerçekleştirdikleri dijital çalışma ziyareti ve ziyarete katkı sağlayan Avrupa Birliği Delegasyonu Avrupa Komşuluk ve Genişleme Müzakereleri Başkanı Bernard Brunet, Culture Action Europe ve Fin Kültür Enstitüsü gibi kurumlarla geliştirilen diyaloğa değindi. Ayrıca Yunus Emre Enstitüsü ve EUNIC (Avrupa Birliği Milli Kültürel Enstitüler Ağı) ile düzenlenen webinar toplantıları aracılığıyla kurulan yeni iş birliklerine de dikkat çekti.

Daha sonra Bülent Üçpunar ve Simon Forrester, Kültürlerarası Diyalog Programı kapsamında hibe desteği sağlanan dört önemli projeye yönelik bilgi ve elde edilen sonuçları, hazırlanan video röportajlar ve video-grafikler üzerinden değerlendirdi:

Birleşik Krallıkların yurt dışında kültürel faaliyetlerini yürüten British Council, Türkiye’den Abdullah Gül Üniversitesi ve ATÖLYE, Sırbistan’dan Nova Iskra ve Yunanistan’dan BIOS ortaklığıyla 18 ay süren bir proje yürüttü. Connect for Creativity (yaratıcılık için bağlanmak) Projesi empati, etkileşim ve iş birliği mottosuyla Avrupa’da yaratıcı platformlar arasında bir ağ kurmak için yola çıktı. Proje, yaratıcılık konferansları, yaratıcılık merkezlerine yönelik bir araştırma, Sanat ve Teknoloji alanında bir sanatçı değişim programı ile sergilere ev sahipliği yaptı.

 

15 soruda Connect for Creativity Projesini tanıyın!

Connect for Creativity Projesi neler yaptı? Bir solukta izleyelim!

 

Avrupa Birliği ve Türkiye arasındaki kültürel diyaloğa güç katan bir diğer projeyi de Macar Kültür Merkezi, ortakları Kalem Kültür Derneği ve Türkiye Avrupa Vakfı ile birlikte hayata geçirdi. Birlikteki Çeşitlilik diyerek yola çıkan Proje, sokak gösterilerinden uluslararası edebiyat festivallerine, Tuna Nehrine yazılan öykülerden sanat atölyelerine birçok renkli etkinliğe ev sahipliği yaptı. Tuna Nehri boyunca yaşayan kültürleri bir araya getiren Birlikteki Çeşitlilik Projesi Amin Maalouf gibi ünlü yazarları da edebiyat festivallerinde Türkiye’de izleyicilerle buluşturdu.

Video tanıtımlar

15 soruda Birlikteki Çeşitlilik Projesi tanıyın!

Birlikteki Çeşitlilik Projesi neler yaptı? Bir solukta izleyelim!

 

 

Kültürlerarası Diyalog Programının desteklediği ve odağında sanatçı değişimi yer alan bir diğer proje de Türkiye’deki Fransız Kültür Enstitüsü ile IKSV, Hollanda Büyükelçiliği ve Goethe Enstitüsü ortaklığında yürütülen Be Mobile Create Together Projesi idi. Türkiye ve Avrupa’da gerçekleşen sanatçı değişim programları farklı ülkelerden 30 sanatçıyı ağırladı. Sanatçılar arasındaki etkileşim, yaratıcılık ve dayanışma ile kültürlerarası diyaloğa açılan yeni köprüler kuruldu.

 

 

Video tanıtımlar

15 soruda Be Mobile Create Together Projesi tanıyın!

Be Mobile Create Together Projesi neler yaptı? Bir solukta izleyelim!

Desteklenen bir diğer proje ise Taşlar Yerinden Oynuyor dedi ve Anadolu’dan Avrupa’ya uzanan kültürlerarası diyaloğun kökenlerine doğru bir yolculuk yaptı. Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü, İMEÇE Derneği ve BABİL Derneği ile birlikte Anadolu’nun Neolitik Dönem mirasını kayıt altına alarak bir belgesele taşıdı. Ören yerleri, müzeler ve laboratuvarlarda 46 bilim insanı, arkeolog ve yerel halkın katılımıyla Anadolu’nun Kadim Hikayesi adlı bir belgeseli dünya tarihine kazandırdı.

 

Video tanıtımlar

15 soruda Taşlar Yerinden Oynuyor Projesi tanıyın!

Taşlar Yerinden Oynuyor Projesi neler yaptı? Bir solukta izleyelim!

 

KÜLTÜRLERARASI DİYALOĞU ANLAMAK PANELİ

AB-Türkiye Kültürlerarası Diyalog Programı Kapanış Etkinliği, kültürel etkileşim ve diyaloğun farklı açılardan ele alındığı bir panel toplantısına da ev sahipliği yaptı.

Kültürlerarası Diyaloğu Anlamak Panelinde ilk konuşmacı UNESCO Türkiye Milli Komitesi Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz oldu. Prof Oğuz, çok kültürlü bir yapıda diyaloğun önemi üzerine paylaşımlarda bulundu. UNESCO’nun kültürel ilişkiler ve diyaloğa yönelik farklı çalışmalarından örnekler de sunan Prof Dr Oğuz, Birleşmiş Milletlerin (BM) barışı zihinlerde inşa etme olgusunun UNESCO’nun ana sözleşmesinde de hükme bağlandığını belirtti. UNESCO’nun BM’nin eğitim ve kültür kurumu olduğunu da hatırlatan Prof Dr Oğuz, dünyada eğitimli insanların sayısının artırılmasının savaş güdüsünü tetikleyen duyguları azaltılacağı ve barışın inşasına katkı sağlayacağını ifade eti. Bu nedenle UNESCO’nun en emel sloganının “herkes için eğitim” olduğunu daha sonra bunun kaliteli ve içerikli eğitime vurgu yaptığını hatırlattı. UNESCO’nun ikinci olarak BM çatısı altında bilimi güçlendirmeyi ve böylelikle refah toplumları oluşturarak barışa katkı sunmayı hedeflediğini de belirtti. Üçüncü olarak UNESCO’nun barışa giden yolda diğer bir temel husus olarak insanların birbirini tanıması ve yakınlaşmasıyla, karşılıklı anlayışı güçlendirecek sosyal ve beşerî bilimlere yönelik yaklaşımlarından bahsetti. Barışa giden bir diğer yolun da kültürden geçtiğini ve UNESCO’nun farklı kültürler arasındaki ön yargılar ve çatışmaların yok edilmesinin önemine vurgu yaptığı ve bu noktada kültürel çalışmalara odaklandığını dile getirdi. Bunun temelinde de farklı kültürler arasında sağlıklı bir iletişimin inşa edilmesi gereği yattığını ifade etti. Daha sonra da UNESCO’nun kültürlerarası diyaloğu güçlendirmek ve kültürlerin birbirine yaklaşmasını sağlayan çalışmalarına değindi.

 

Panelin bir diğer konuşmacısı, Birleşik Krallık’ın yurtdışında kültürel ilişkilerini yürüten British Council Doğu ve Güney Asya Bölge Direktörü Simon Williams idi. Cambridge Üniversitesinde Modern ve Orta Çağ Dilleri konusunda Yüksek Lisans yapmış olan Williams, kültürel ilişkiler alanında yaptığı çalışmalar ve katkılarından dolayı Britanya İmparatorluk Nişanı ile ödüllendirilmiş. 33 yıl boyunca, British Council’da birçok ülkede farklı pozisyonlarda görev alan  Williams, konuşmasında geçtiğimiz 20-30 yılda kültürel ilişkilere yönelik yaklaşımlar ve aktörlere ilişkin izlenimlerini paylaşırken, farklı ülkelerdeki deneyimlerinden de örnekler verdi.

 

Kültürlerarası Diyaloğu Anlamak Panelin son konuşmacısı Baksı Müzesi Kurucusu Prof. Dr. Hüsamettin Koçan oldu. Prof. Dr. Koçan, uzun yıllar Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yaptıktan sonra 1997-2005 yılları arasında fakültenin dekanlığını üstlendi. Türk Halk Resimleri gibi birçok araştırmaya imza atan Prof. Dr. Koçan, Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği ve İstanbul Sanat Fuarının kurucularından. 2010 Temmuz ayında hayat verdiği Baksı Müzesi ile 2014 yılında TBMM Onur Ödülünü alırken, aynı yıl Baksı Müzesi Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından yılın müzesi seçildi. Panel konuşmasında Prof. Dr. Koçan da geleneksel ve çağdaş sanatı bir araya getiren müzelerin diyaloğa katkısına değindi. Aynı zamanda kültürel çeşitliliğin ve bu çeşitliliğe açık zihinle yaklaşmanın diyaloğun güçlenmesinde en önemli faktörlerden biri olduğunu da dile getirdi. Baksı Müzesi ile Batıdan doğuya akan kültürel etkinliklerinin yönünü değiştirdiklerini ve doğudan batıya uzanan kültür etkileşimlerine de yön verdiklerini ifade etti.

Kültürlerarası Diyalog Programı Kapanış Etkinliğinin son bölümündeyse desteklenen projelerden biri olan Taşlar Yerinden Oynuyor Projesi kapsamında çekimi gerçekleştirilen Anadolu’nun Kadim Hikayeleri Belgeselinin canlı gösterimi gerçekleştirildi. (görsele tıklayarak belgesele ulaşabilirsiniz)